17 Eylül 2016 Cumartesi

VAZGEÇTİM SENDEN İSTANBUL



 VAZGEÇTİM SENDEN İSTANBUL

Beni ancak sen bulursun kayboldum sokkaklarında istanbul
Beni ancak sen toparsın dağıldım sokaklarında istanbul
Beni ancak sen bilirsim unuttum kendimi istanbul
karanlıklarında düştüm yollara beni ancak sen kaldırırsın istanbul
Derdimi dökmüşken şehrinin sahilinde hırçın denizine
Döktüklerimi kimse görmeden beni sen alabora edersin istanbul
Yıkıldım istanbul gökkubbene doğru yıldızların altında
Beni duyarsan sen duyarsın kaldır beni kaldır beni istanbul
Ve sen istanbul sanmaki kocaman bir şehirsin
Sen şehirden öte bir şeysin ne istanbulsun be sen benim sevdiğimsin.
Senin adını istanbul koyalı kalbi şehir sevgili
Kayboldum sende bir şehir gibi kent gibi bir yabancı gibi
Tut elimden istanbul elim yüzüm yara içinde
Kalabalıkların ezdi beni yaralarımı sar sarmala istanbul
Kaç takunya eskittim alaturka caddelerinde
Kaç yüzyıllık yol yürüdüm eski sokaklarında
Kaç vapur geçti kaç tren gitti yani bir asır geçtimi istanbul
Vazgeçtim sen bir şehir değilsin oysa istanbul koca bir şehir
Sen çocuğun başındaki toka veya denizlerde bir takasın
Aldılar tokayı veya takayı bir yakandan başka yakaya koydular
Sen istanbul değildin çünkü istanbul yakılır ama çalınmaz
çünkü istanbul yanar ama yıkılmaz
çünkü istanbul vazgeçilmez ben senden vazgeçtim.
Havanı egsoz gazlarıyla kirletenlerin
Aslfaltını lastik iziyle eskitenlerin
Geleceğim deyip gidip gelmeyen vapurların
Bir lokma et için üzerinde dönen kargaların
Tezgahtarlıktan sekreterliğe geçen
Benimle sokakta görünmekten korkup patronun velediyle aşkı seçen
Antika arabanın yerine son model mercedese geçen sen
Sen istanbulsan ben türkiyeyim istanbul vazgeçtim senden

Mehmet KIRIŞ 
Gülüver ve aşk kumbarası  KİTAPLARI Yazarı 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder